İNEGÖL'ÜN KAYIP TARİHİ HAVZASI
Bedre Deresi, Akçasu ve Hasanpaşa Deresi Arasında Saklı Roma-Bizans Yerleşimleri
Hazırlayan: Münür Şenay
Bursa'nın İnegöl ilçesi bugün sanayi, tarım ve ticaret merkezi olarak bilinse de, bu toprakların hikâyesi günümüzden çok daha eskilere uzanmaktadır. İnegöl ovası ve çevresindeki dere yatakları, binlerce yıl boyunca insan yaşamının en önemli merkezlerinden biri olmuştur.
Bir şehrin tarihini anlamanın en önemli yollarından biri, onun su kaynaklarıyla ilişkisini incelemektir.
Çünkü tarih boyunca insanlar:
suya yakın,
tarıma elverişli,
ulaşım yollarını kontrol eden,
savunmaya uygun
bölgelerde yerleşim kurmuşlardır.
İnegöl'de bu açıdan dikkat çeken bölge:
Bedre Deresi – Akçasu – Hasanpaşa Deresi hattı ve bu derelerin oluşturduğu havzadır.
1. İnegöl Havzası Neden Tarih Boyunca Önemliydi?
İnegöl, coğrafi olarak çok özel bir noktadadır.
Bir tarafta:
Uludağ,
Domaniç Dağları,
Ahı Dağları,
diğer tarafta:
Bursa ovası,
Marmara bağlantısı,
İç Anadolu yolları
bulunmaktadır.
Bu nedenle İnegöl sadece bir tarım alanı değil, aynı zamanda geçiş bölgesi olmuştur.
Antik çağlarda bir yerin değeri sadece toprağından değil, üzerinden geçen yollarından da kaynaklanırdı.
İnegöl:
Marmara'yı doğuya bağlayan,
Bizans sınır bölgelerini kontrol eden,
ticaret yollarının geçtiği
stratejik bir konuma sahipti.
İnegöl tarihinin MÖ 3000'lere kadar uzandığına dair arkeolojik bulgular bulunmaktadır. Bölge sırasıyla Hitit, Bitinya, Roma ve Bizans etkisi altında kalmıştır.
2. Üç Dere Arasında Kalan Doğal Yerleşim Alanı
Bugünkü gözle bakıldığında dereler bazen sadece su kanalı gibi görülür.
Ancak eski çağlarda dere:
hayat demekti,
tarım demekti,
ulaşım demekti,
savunma demekti.
Bedre Deresi, Akçasu ve Hasanpaşa Deresi çevresi:
su kaynakları,
verimli arazi,
doğal yükseltiler
nedeniyle eski yerleşimler için ideal şartlar oluşturmuştur.
Büyük ihtimalle bu havza içinde:
küçük köy yerleşimleri,
tarım kolonileri,
gözetleme noktaları,
askerî yapılar
bulunuyordu.
3. Roma Döneminde İnegöl ve Çevresi
Roma İmparatorluğu şehirleri rastgele kurmazdı.
Bir yerleşimin önemli olması için üç şart aranırdı:
1- Tarım üretimi
İnegöl ovası:
tahıl,
meyve,
hayvancılık
için çok uygun bir bölgeydi.
2- Su kaynakları
Dereler Roma yerleşimlerinin vazgeçilmez unsuruydu.
3- Yol kontrolü
Roma'nın Anadolu'daki en büyük gücü yol sistemiydi.
İnegöl çevresindeki küçük kaleler ve gözetleme noktaları büyük ihtimalle bu yolları kontrol etmek amacıyla kullanılmıştır.
4. Bizans Dönemi ve Kulacahisar'ın Önemi
İnegöl çevresinin en dikkat çekici tarihî noktalarından biri Kulacahisar'dır.
Kulacahisar, Bizans döneminde stratejik bir kale olarak kullanılmıştır.
Bu kale sadece küçük bir askerî yapı değildi.
Muhtemel görevleri:
İnegöl havzasını kontrol etmek,
ticaret yollarını korumak,
çevredeki hareketliliği takip etmekti.
Osman Bey'in 1285 yılında Kulacahisar'ı ele geçirmesi Osmanlı kuruluş tarihi açısından önemli olaylardan biridir. Kaynaklarda bu olay Osmanlı'nın ilk kale fetihlerinden biri olarak anlatılır.
5. Kulaca Neden Buraya Kuruldu?
Bir kalenin yeri tesadüfen seçilmez.
Kulacahisar'ın bulunduğu bölge:
ovaya hâkim,
geçiş yollarını gören,
çevresindeki hareketleri kontrol edebilen
bir konumdadır.
Bu nedenle Bizans yönetimi burada küçük ama stratejik bir kale oluşturmuştur.
Bazı tarihî değerlendirmelerde Kulacahisar'ın İnegöl'ü koruyan ve ticaret yollarını denetleyen bir ileri karakol niteliğinde olduğu belirtilir.
6. Kaybolan Kaleler ve Toprak Altındaki Tarih
Anadolu'da birçok kale bugün görünmemektedir.
Bunun sebepleri:
taşların yeni yapılarda kullanılması,
depremler,
doğal şartlar,
zaman içinde terk edilme
olabilir.
Kulacahisar'ın kesin yeri konusunda tarihçiler arasında araştırmalar devam etmektedir. Bazı kaynaklarda kalenin konumu ve kalıntıları konusunda belirsizlik bulunduğu belirtilmektedir.
7. İnegöl İçin Yeni Bir Tarih Okuması
Bugün İnegöl'e sadece:
"mobilya şehri"
olarak bakmak eksik olur.
İnegöl aynı zamanda:
Roma yollarının geçtiği,
Bizans kalelerinin bulunduğu,
Osmanlı'nın kuruluş dönemine tanıklık eden
çok önemli bir tarih havzasıdır.
Özellikle:
Bedre Deresi – Akçasu – Hasanpaşa Deresi – Kulaca hattı
arkeolojik açıdan daha fazla araştırılmayı hak eden bir bölgedir.
Sonuç: İnegöl'ün Tarihi Derelerin Hafızasında Saklıdır
Bir şehrin geçmişini anlamak için sadece eski binalara bakmak yetmez.
Bazen tarih:
bir derenin yatağında,
bir tepenin üzerinde,
eski bir yol izinde,
toprağın altında
saklıdır.
İnegöl'de Bedre Deresi, Akçasu ve Hasanpaşa Deresi'nin oluşturduğu havza, geçmişte insanların neden burada yaşadığını anlatan doğal bir tarih kitabı gibidir.
Belki de gelecekte yapılacak bilimsel araştırmalar, bu üç dere arasındaki bölgede Roma ve Bizans dönemine ait yeni izleri ortaya çıkaracaktır.
Çünkü bazı şehirlerin tarihi yazılmaz; topraklarından okunur.


Yorumlar