top of page

Tıp Gelişmeden Önce İnsanlar Neden Daha Çok Ölüyordu?

  • Yazarın fotoğrafı: MÜNÜR ŞENAY
    MÜNÜR ŞENAY
  • 4 Tem
  • 3 dakikada okunur


Hastalıklar Yeni Değil, Bilgimiz Yenidir


Hazırlayan: Münür Şenay


İnsanlık tarihi boyunca hastalıklar hep vardı. Bugün diyabet, yüksek tansiyon, kalp krizi, apandisit, zatürre veya enfeksiyon olarak adlandırdığımız hastalıkların büyük çoğunluğu binlerce yıl önce de insanları etkiliyordu. Değişen hastalıklar değil, onları anlama ve tedavi etme becerimizdir.

Bugün modern tıp sayesinde birçok hastalık erken teşhis edilebilmekte, tedavi edilebilmekte veya tamamen önlenebilmektedir. Ancak geçmişte insanlar, nedenini bilmedikleri birçok hastalığı kader, kötü ruhlar, cinler, büyü veya tanrıların gazabı gibi doğaüstü açıklamalarla anlamlandırmaya çalışıyordu.

Bilinmeyen Hastalık, Bilinen Korku

İnsan zihni, açıklayamadığı olaylara mutlaka bir anlam yüklemek ister.

Dört bin yıl önce yaşayan bir insanın elinde ne mikroskop vardı, ne kan tahlili, ne röntgen, ne de MR cihazı. Bir kişi aniden felç geçiriyor, konuşamaz hale geliyor veya yere yığılıyordu. Bunun nedenini kimse bilmiyordu.

Aynı şekilde:

  • Epilepsi nöbetleri,

  • Şizofreni,

  • Bipolar bozukluk,

  • Menenjit,

  • Beyin tümörleri,

  • Yüksek ateşe bağlı bilinç kaybı,

gibi hastalıklar çoğu zaman doğaüstü güçlerle açıklanıyordu.

Bugün ise aynı belirtilerin çoğunun beyindeki, sinir sistemindeki veya metabolizmadaki bozukluklardan kaynaklandığını biliyoruz.

Diyabet Binlerce Yıldır Vardı

Diyabet modern çağın hastalığı değildir.

Antik Mısır ve Antik Hindistan'da yazılmış tıp metinlerinde, çok su içen, sık idrara çıkan ve hızla kilo veren insanlardan söz edilir. Günümüzde bu belirtilerin diyabete uyduğu anlaşılmaktadır.

Ancak o dönemde:

  • Kan şekeri ölçülemiyordu.

  • İnsülin bilinmiyordu.

  • Pankreasın görevi bilinmiyordu.

Sonuç olarak diyabet hastalarının büyük bölümü genç yaşta hayatını kaybediyordu.

Bugün ise kan şekeri ölçümleri, beslenme düzeni, ilaçlar ve insülin tedavisi sayesinde milyonlarca insan uzun yıllar sağlıklı bir yaşam sürebilmektedir.

Yüksek Tansiyon Sessiz Katildi

Geçmişte tansiyon ölçen cihazlar yoktu.

İnsanlar yıllarca yüksek tansiyonla yaşayabiliyor, ardından aniden:

  • beyin kanaması,

  • felç,

  • kalp yetmezliği

geçiriyordu.

O dönemde ölüm nedeni çoğu zaman bilinmiyordu.

Bugün basit bir tansiyon ölçümüyle risk belirlenebiliyor ve uygun tedaviyle ciddi komplikasyonların önemli bir kısmı önlenebiliyor.

Apandisit Bir Zamanlar Ölüm Fermanıydı

Bugün apandisit ameliyatı birçok hastanede rutin olarak yapılmaktadır.

Ancak antibiyotiklerin ve güvenli cerrahinin olmadığı dönemlerde apandisit patladığında karın zarı iltihaplanıyor, enfeksiyon hızla yayılıyor ve birçok hasta yaşamını kaybediyordu.

Bugün erken teşhis ve zamanında cerrahi müdahale sayesinde bu risk büyük ölçüde azaltılmıştır.

Kalp Krizi Eskiden de Vardı

Bazı insanlar, kalp krizinin modern yaşamın ürünü olduğunu düşünür. Oysa antik çağlarda da damar sertliği ve kalp hastalıkları vardı.

Günümüzde:

  • elektrokardiyografi (EKG),

  • kan testleri,

  • anjiyografi,

  • stent uygulamaları,

  • bypass ameliyatları

sayesinde milyonlarca insanın hayatı kurtarılmaktadır.

Eskiden ise göğüs ağrısı yaşayan birçok kişi birkaç saat içinde hayatını kaybedebiliyor ve gerçek neden bilinmiyordu.

En Büyük Devrim: Mikropların Keşfi

Tıp tarihinin en büyük dönüm noktalarından biri, hastalıkların çoğunun görünmeyen mikroorganizmalar tarafından oluşturulduğunun anlaşılmasıdır.

Bakteriler, virüsler ve mantarlar çıplak gözle görülemez. Mikroskobun gelişmesiyle birlikte insanlar, enfeksiyonların nedenini anlamaya başladı.

Bu keşiflerden önce insanlar:

  • doğum sırasında gelişen enfeksiyonlardan,

  • küçük bir yara iltihabından,

  • diş apsesinden,

  • zatürreden,

  • basit görünen kesiklerden

sıklıkla yaşamını yitiriyordu.

Bugün ise hijyen, antisepsi, antibiyotikler ve aşılar sayesinde bu hastalıkların önemli bir kısmı önlenebilmekte veya tedavi edilebilmektedir.

Ortalama Yaşam Süresi Neden Uzadı?

Geçmişte insanların çoğu yaşlılıktan değil, önlenebilir hastalıklardan ölüyordu.

Ortalama yaşam süresinin uzamasında birçok etken rol oynadı:

  • Temiz içme suyu,

  • Kanalizasyon sistemleri,

  • Aşı programları,

  • Antibiyotikler,

  • Güvenli ameliyat teknikleri,

  • Anestezi,

  • Yoğun bakım üniteleri,

  • Erken tanı yöntemleri,

  • Koruyucu hekimlik.

Bu gelişmeler sayesinde milyonlarca insan, geçmişte ölümcül olan hastalıklardan kurtulabilmektedir.

Bilim Geliştikçe Açıklamalar Değişti

Bir zamanlar insanlar nedeni bilinmeyen olayları doğaüstü güçlerle açıklamaya çalışıyordu. Bu, bilgisizlikten çok, eldeki sınırlı bilgiyle dünyayı anlamlandırma çabasıydı.

Bilim geliştikçe birçok hastalığın biyolojik nedenleri ortaya çıktı. Bu durum bize önemli bir gerçeği hatırlatır:

Bilgi arttıkça korku azalır; açıklanamayan olayların yerini kanıta dayalı açıklamalar alır.

Sonuç

Bugün sahip olduğumuz tıbbi bilgi, binlerce yıllık gözlem, deney ve bilimsel araştırmanın ürünüdür. Diyabet, yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları, apandisit veya enfeksiyonlar yeni ortaya çıkmış hastalıklar değildir; insanlık kadar eskidir. Yeni olan, bu hastalıkları anlayabilmemiz, erken teşhis edebilmemiz ve etkili şekilde tedavi edebilmemizdir.

İnsanlık tarihine baktığımızda görülür ki gerçek ilerleme, hastalıkların ortaya çıkması değil; onları anlamamız ve onlarla mücadele etmeyi öğrenmemizdir. Bilimin en büyük katkısı da budur: Korkunun yerini bilgiye, çaresizliğin yerini tedaviye bırakması.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
RUHSAL HASTALIKLARIN EVRİMSEL TARİHİ 8

Evrim ve İnsan Beyni BÖLÜM 8 İnsan Beyni Kusursuz mu? Evrim Neden Mükemmel Bir Beyin Üretmedi? Hazırlayan: Münür Şenay Giriş İnsan beyni, evrendeki en karmaşık yapılardan biri olarak kabul edilir. Yak

 
 
 
RUHSAL HASTALIKLARIN EVRİMSEL TARİHİ 7

Evrim ve İnsan Beyni BÖLÜM 7 Şizofreninin Evrimsel Paradoksu İnsan Beyni Neden Gerçekliği Yanlış Algılayabilir? Hazırlayan: Münür Şenay Giriş İnsan beyni, doğadaki en karmaşık yapılardan biridir. Yakl

 
 
 

Yorumlar


bottom of page